OKUMA PARÇASI
Sen de Herkes Gibi misin?
Bazen diğer insanlardan farklı olduğunu hissediyor musun?
Zaman zaman çevrendeki herkesten farklı düşünmek, farklı davranmak, kimsenin giymediği kıyafetleri giymek, kimsenin hoşlanmadığı müzikleri dinlemek istiyor veya tüm insanların yanlış dediği şeyin aslında doğru olduğunu düşünüyor musun? Bazen etrafındaki insanların seni bir kalıba sokup hiç istemediğin biri olmaya zorladığını hissediyor musun?
Kimileri herkesten farklı olmanın pek de iyi bir şey olmadığını söyler, çünkü çevrendekilerden farklı düşünüp farklı davrandığında, onlarla ne arkadaş olabilir ne de birlikte çalışabilirsin; hatta onlarla ters düşüp zarar görebilirsin. Farklılıklardan hoşlanmayan insanlar, dünyayı sınırları keskince belirlenen kutulara bölmenin ve her birinin içine aynı düşünen ve davranan insanları yerleştirmenin en iyisi olduğunu savunurlar. Sınırlarını net bir şekilde belirledikleri bu kutulara, Kanada, Nijerya, Hindistan, Türkiye ve Yunanistan gibi “ülke” isimleri verirler. Dahası, kendi ülkelerinden olmayan insanların “yabancı” olduğunu düşünürler.
Herkesi kutulara koymaktan çok hoşlanan bu insanlar, sizin de bu ülkelerden yalnızca birine ait olabileceğinizi ve kutunuzdakilerden farklı davranmamanız gerektiğini iddia ederler. Siz de herkesin konuştuğu dilde konuşmalı, aynı şeyleri giymeli, aynı müzikleri dinlemeli, aynı şeyleri yemeli, aynı oyunları oynamalı ve aynı tanrılara inanmalısınız. Ülkenizdeki insanlardan farklıysanız muhtemelen onlarla geçinemezsiniz, hatta büyük tartışmalara neden olabilirsiniz. Başka bir ülkeye gittiğinizde de, tamamen yabancı olarak görülür ve oraya ait olmadığınız için pek hoş karşılanmazsınız.
Kutucu insanlar dünyanın düzeninin böyle olduğunu söylerler. Yunanlar daima Yunanistan’da yaşar, Yunanca konuşur, Yunan yemekleri yer, Yunan oyunları oynar ve Yunan tanrılarına inanırlar. Aynı şekilde Kanadalılar da Kanada dili konuşur, Kanada yemekleri yer, Kanada oyunları oynar ve Kanadalı tanrılara inanırlar.
Fakat bu düşünce baştan sona hatalıdır. Kanadalılar Kanada dili konuşmaz mesela; öyle bir dil bile yok. Kanadalılar ya İngilizler gibi İngilizce ya da Fransızlar gibi Fransızca konuşurlar. Bazı Kanadalılar Inuktitut ve Ojibwe dili, hatta kimileri de aileleri Yunanistan’dan göç ettiği için Yunanca konuşurlar. Öte yandan Yunanistan’daki bir sürü insan da tıpkı İngiltere, Fransa ve Kanada’dakiler gibi, İngilizce veya Fransızca konuşabilirler.
Tanrı meselesi de dil kadar karışıktır. Mesela Yunan tanrılarını ele alalım. Uzun yıllar önce bir sürü Yunan tanrısı vardı; en ünlülerinden Zeus, Artemis ve Athena’yı duymuşsunuzdur. Ancak bugün Yunanlar artık onlara inanmıyor. Tıpkı Kanada, Nijerya ve Hindistan’daki insanlar gibi Yunanlar da artık İsa’ya, Allah’a veya Şiva’ya inanıyor, ya da hiçbir tanrıya inanmıyorlar. Yani dünyanın, sınırları keskince belirlenen kutulara ayrıldığı pek de doğru değil. Aynı ülkede yaşayan insanlar bambaşka diller konuşup bambaşka dinlere inanıyorken, farklı ülkelerde yaşayan kimi insanlarsa aynı dili konuşup aynı tanrıya inanıyor.