OKUMA PARÇASI
Balinaların Boğazı Nasıl Oluşmuş?
Evvel zaman içinde, canımın içi, denizin birinde bir balina yaşar, deniz canlılarını yiyip bitirirmiş. Kofanayla zarganayı, iskorpitle istavritleri, dev balık kenesiyle dumbo ahtapotu, fıçı gözlü balıkla sivri dişli balıkları, yaldızlı pisi balığıyla gümüşlü sazan balıklarını ve inanmazsın ama sahiden fırıldak gibi dönen yılan balıklarını yermiş. Anlayacağın denizde bulup bulabileceği bütün canlıları ağzına atarmış! Ancak gel zaman git zaman denizde bir tek kısacık boylu bir balık kalmış. Kısacık boylu bu balığın adı Açıkgöz Balıkmış. Bir gün Balinanın sağ kulağının biraz gerisine yaklaşıp zarar görmeyeceği bir noktada durmuş. Tam o esnada kuyruğu üzerinde doğrulan Balina “acıktım ben,” diye söyleniyormuş. Kısacık boylu Açıkgöz Balık alçacık ve açıkgöz bir ses tonuyla şöyle seslenmiş, “Yüce gönüllü ve asilzade Deniz Hayvanı, hiç İnsanın tadına baktın mı?”
“Yoo,” demiş Balina. “Tadı nasıl ki?”
“Güzel,” demiş kısacık boylu Açıkgöz Balık, “pek güzel ama pek pütürlü.”
“Haydi o zaman, gidip birkaç tane yakalayalım.” Balina bir kuyruk hareketiyle denizi köpürtmüş.
“Tek seferde bir tane yeter,” diye belirtmiş Açıkgöz Balık. “Kırk derece Kuzey enlemiyle kırk derece Batı boylamına (bu bir büyü) yüzersen, denizin orta yerinde bir salda, üstünde mavi pantolonu, pantolon askısı (sakın ola ki pantolon askılarını unutma, canımın içi) ve büyükçe bir çakı haricinde bir şey bulunmayan, kazazede bir Denizciye, –şimdi söyleyeceğimi bilmek yalnız senin hakkın– sonsuz-kaynağa-ve-bilgeliğe sahip bir insana denk geleceksin.”