OKUMA PARÇASI
Geleceğe Mektup
Komiža, Ağustos 2018
“Şişeye konmuş bu mesaj”, bir zamanlar İkinci Dünya Savaşı’nda Mihver Devletlerine karşı mücadele etmiş Yugoslav Partizanların karargâhı olmasıyla tanınan, bugünse daha çok Mamma Mia 2 filmindeki hayali Yunan adası olarak bilinen uzak Adriyatik adası Vis’te yazıldı. Anakaradan uzakta olsa da Avrupa’nın tam kalbinde yer alan bu adadan, geleceğin emarelerinin Perseid meteorları (veya Hırvatistan’daki tabiriyle “Aziz Lawrence’ın gözyaşları”) misali yaklaştığını görmeyi başarabilirdik.
Ne var ki Ağustos başında gerçekleşen ve adadan bakıldığında son derece canlı görünen bu meteor yağmurunda, geleceğimizin kıvılcımlarını sanki uzak bir geçmişe aitmiş gibi, çoktan cereyan etmeye başlamış, çoktan meydana gelmiş bir faciaymış gibi gördük: Yıkıcı kasırgalar, depremler, söndürülmesi güç, tahrip edici orman yangınları ve yerküreyi saran rekor sıcak hava dalgaları; Türkiye’den ABD’ye dünyanın dört yanında şahlanan otoriter ve sağcı iktidarlar, çoğu Avrupa ülkesinin (Avusturya, Macaristan, İtalya, Polonya, Almanya) sağa yönelmesi, bu esnada kendi girdiği Brexit çıkmazına saplanmış Birleşik Krallık; dünyanın farklı yerlerinde savaştan ya da zulümden kaçan 68 milyondan fazla insanın topluca yerinden edilmesi; yeni duvarlar, yeni sınırlar, çocukların alıkonduğu tecrit kampları; kıyılarımızdan geri çevrilen, binlercesi Akdeniz’de boğulan botlar dolusu mülteci; okyanuslarımıza, Antarktika’ya ve İsviçre dağlarına dek yayılmış mikroplastikler; iklim değişikliği ve altıncı kitlesel yok oluş dalgası (dünyanın dört bir yanında neslinin tükenişi görmezden gelinen 26 bin tür); yeniden canlanan nükleer savaş tehdidi ve yeniden şekillenen küresel jeopolitik ittifaklar; Yapay Zekâ alanında ve Mars’ın sömürgeleştirilmesi istikametinde kaydedilen gelişmelerin yanı sıra karanlık gerçekliğimizin belgeseli haline gelen distopik bilimkurgular – birkaçını saymak gerekirse The Leftovers, The Circle, The Handmaid’s Tale, Westworld.
Bu tarihi kargaşanın ortasında Vis’te hayat devam ediyor. Kajo ile Jasna nihayet tepeye evlerini yaptılar ve yeğenim ilk kez Adriyatik Denizi’nde yüzdü; Visli balıkçılar yakınlardaki Jabuka ve Svetac adalarından avladıkları balıklarla dönerken, Pierce Brosnan Mamma Mia 2’nin Komiža’daki çekimlerinde brudet (balık çorbası) molası veriyordu. Ada her yıl daha çok turist tarafından istila edilirken neşe ve umut, arkadaşlıklar ve aşklar sürüyordu; gerçek kıldığı ütopyasıyla Čedo da buradaydı, Pazite preko semafora! diyerek uyarıyordu bizi, bazen de Huxley’in “Dikkat dikkat! Burada ve şimdi!” diyen papağanından alıntı yapıp geleceğin –bizim geleceğimizin– her an belirlenmekte olduğunu hatırlatıyordu bize. Belki bugün, siz bu mektubu okurken, hatıraların bu anlık görüntüleri zamanın kum saatindeki ufak birer kum tanesini andırıyor olabilir fakat o kum taneleri dünlerimizi ve yarınlarımızı içeren dağlardır da. Mesele kum saatine nasıl baktığınızdır.