top of page
!

OKUMA PARÇASI


GİRİŞ:

İNSAN SONRASI, PEK İNSANCA


Her tür internet sitesi ve dijital hizmet sağlayıcısının kullanıcılarından her gün insan olduklarını kanıtlamalarını istemesi hiç de garip karşılanmıyor artık. Genellikle şöyle bir uyarı okuyoruz: 

“Aboneliğinizi Onaylamadan Önce İnsan Olduğunuzu Doğrulamamız Gerekiyor”.


Kişinin insanlığını kanıtlamak zorunda bırakılması, ana referans noktasının insan değil, bilişim ağlarının algoritmik kültürü olduğunu gösterir. Bu gündelik örnek, çağdaş toplumda insanın bir soru işaretine dönüştüğüne işaret eder. Günümüzde kim ya da ne insan sayılır?


Bu basit bir soru değil ve en iyi şekilde yanıtlanabilmesi için içinde bulunduğumuz insan sonrası zamanlar bağlamı göz önünde bulundurulmalıdır. Kimin veya neyin insan olduğunu, bugün ancak insan sonrası ve insan olmayanlara ilişkin boyutları da işin içine katarak anlayabiliriz. İnsan sonrası derken hem mevcut durumumuzun tarihsel bir işaretçisini hem de kuramsal bir figürasyonu kastediyorum. İnsan sonrası, distopik bir gelecek vizyonundan ziyade tarihsel bağlamımızı tanımlayan bir özelliktir. İnsan sonrası durumu, ileri kapitalizm ekonomisi içinde posthümanizm ile insanmerkezcilik sonrasının yakınsaması olarak tanımlamıştım (Braidotti 2013, 2017). İlki “Erkekinsan”ı [Man]* her şeyin evrensel ölçütü sayan hümanizm idealinin eleştirisine yoğunlaşırken, ikincisi tür hiyerarşisini ve insanmerkezci istisnacılığı eleştirir. Her ne kadar örtüşseler ve genel tartışmalarda birbirleri yerine geçecek şekilde kullanılsalar da bu ikisi, hem entelektüel soykütükleri hem de toplumsal tezahürleri bakımından iki ayrık ve farklı olaydır.


Kuramsal bir figürasyon olarak insan sonrası, ileri teknolojideki gelişmeler, iklim değişikliği ve kapitalizmle birlikte ortaya çıkan mutasyonların hem maddi hem de söylemsel tezahürlerini (Ben robot muyum? Hayatta kalabilecek miyim? Buna param yetecek mi? gibi) araştırmamıza imkân tanıyan bir yön bulma aracıdır. İnsan sonrası, yapım aşamasındadır. Bizim ne türden öznelere dönüştüğümüz konusunda geçici bir hipotezdir. Bahsi geçen “biz” kimdir ve bu kolektifliği açık, çoğul ve hiyerarşiden azade tutmanın yolları nelerdir gibi sorular bu kitap boyunca bizi meşgul edecek.




Diğer Kitaplarımız

bottom of page