top of page
Alev Makinesi Roberto Arlt

Alev Makinesi // Roberto Arlt

Stok kodu: 9786256896123

Alev Makinesi

Roberto Arlt

 

Roberto Arlt’ın Yedi Deli Adam’ı tamamlama niyetiyle kaleme aldığı Alev Makinesi’nde, Astrolog ve Erdosain’in medeniyeti yok etme planları, teknolojik açıdan oldukça spesifik temellere otursa da psikolojik olarak son derece dengesiz bir hale bürünür. Grubun her bir üyesinin yarattığı oyunlar ve fanteziler, entrikalar ve komplolarla karakterize edilen içsel gerçeklikler, dünyadan her geçen gün daha fazla soyutlanmalarına yol açar. Fakat Alev Makinesi’nde trajediye yer yoktur; yok oluş kimyasal savaşın rasyonel ve bilimsel yöntemleriyle gerçekleşecektir. Okursa, kahramanların ahlak anlayışlarını terk ettikleri, dehşetin ve özkıyımın hüküm sürdüğü bir yerde, onlarla birlikte adım adım uçuruma sürüklenir.

 

“Roberto Arlt en büyük vizyonerlerimizden... Onun için yazmak dağlamaktır, asitle eritmektir; zalim bir şehri ve o şehrin köpekler gibi sürekli sinsi sinsi yaşamaya mahkûm edilmiş kadın ve erkeklerini birbiri ardına gözler önüne seren cam slaytlar yansıtan sihirli bir fenerdir… Bu, sanattır; tıpkı sokaklarda dövüşen Francois Villon ve tavernalarda bıçak sallayan Kit Marlowe’un mağrur Goya'sının (Arlt bunu okusaydı suratıma yumruk atardı) sanatı gibi... sadece büyük sanatın yapabileceği bir şekilde, bizi kendimizle yüzleştiren bir sanat.”

—Julio Cortázar

₺420,00 Normal Fiyat
₺294,00İndirimli Fiyat
Adet

OKUMA PARÇASI


Erdosain uzaklaşırken Astrolog arkasından baktı, köşeyi döndükten sonra, “Evet... Ama Lenin nereye gittiğini biliyordu,” diye mırıldanarak eve girdi.


Çiçeklenmiş limon ağacının yeşil karaltısının önünde düşünmeden durdu. Üçgen beyaz bulutlar göğün dikey maviliğini bölüyordu. Çardaktaki sarmaşığa bir grup siyah böcek üşüşmüştü.


Astrolog koca postalının burnuyla yere bir çizik attı. Elleri marangoz önlüğünün cebindeydi ve kafasında kimbilir kaç tilki gezdiğinden kaşları kalkık, alnı buruş kırış, kabarık görünüyordu.


Bulutlara doğru boş boş bakarak “Şeytan bilir sonumuz nereye varacak. Lenin biliyordu ama...” diye mırıldandı yeniden.


Bahçe kapısında lastiğin ucunda zil niyetine asılı duran inek çanı çıngırdadı. Astrolog girişe geldi, parmaklıkların arasından kızıl saçlı, bej pardösülü bir kadının siluetini seçti. Erdosain’in günler önce Topal hakkında anlattıklarını anımsayarak kapıya yaklaşırken tavizsiz bir tavır takındı.


Kapının önünde Hipólita onu gülümseyerek süzdü. Astrolog asma kilidi açarken Erdosain’in, “Ama gözlerinin içi hiç gülmüyor,” sözleri geldi aklına, kadınsa kapının parmaklıklarının arasından yüksek sesle, “İyi akşamlar, Astrolog siz misiniz?” diye sordu.



Diğer Kitaplarımız

bottom of page