OKUMA PARÇASI
ÖNSÖZ
Doğanın işleyişi muntazam bir saat mekanizması gibi. Her şey belirgin bir düzen içinde, birbirine bağlı. Her canlının belli bir yeri ve işlevi var. Örneğin kurdu ele alalım: Etçiller takımı içinde köpeğimsiler alt takımına, onun içindeki köpekgiller familyası dahilindeki gerçek köpekler oymağının altında kurtlar ve çakallar cinsine ve son olarak da kurt türüne aittir. Off! Bir avcı olarak oynadığı rol otçul popülasyonlarını düzenlemeye hizmet eder, örneğin bu sayede geyikler çok fazla çoğalamaz. İşte bu şekilde, tüm hayvanlar ve bitkiler hassas bir dengeye sahiptir, her canlı ekolojik sistem içinde belli bir amacı ve görevi yerine getirir. Bütün bu düzen biz insanların gözüne son derece anlaşılır ve dahası gayet güvenilir görünür. Eski zamanların bozkır sakini olarak türümüz, en önemli duyu organı gözleriyle etrafındakileri bir bakışta kavrayabildiğini varsayar. İyi ama, o bir bakışta kavrayabilme yetisine gerçekten de sahip miyiz acaba?
Bu konu çocukluğumda yaşadığım bir olayı getiriyor aklıma. Aşağı yukarı beş yaşlarındaydım. Okul tatilinde Würzburg’daki büyükannemle büyükbabamın yanındaydım ve büyükbabam bana eski bir saat hediye etmişti. Benim ilk işim saati açıp parçalarına ayırmak oldu. Nasıl çalıştığını merak ediyordum çünkü. Parçaları yeniden bir araya getirebileceğime ve saatin de çalışacağına o kadar emin olduğum halde bir türlü beceremedim. Sonuçta bücürüğün tekiydim. Montaj tamamlandığında geriye fazladan birkaç dişli kalmıştı. Ve bir de her zamanki neşesinden eser kalmamış bir büyükbaba...
Bu türden “dişlilerin” yerini doğada kurtlar üstlenir örneğin. Onların kökünü kuruttuğumuzda sadece koyun ve sığır yetiştiricilerinin düşmanları ortadan kalkmış olmaz, doğanın o saat gibi fevkalade hassas çalışan mekanizması farklı işlemeye başlar. Öyle başkadır ki bu işleyiş, akarsular akmak için yeni yataklar arar ve pek çok yerel kuş türünün soyu tükenir.
Ancak doğaya bir şeyler eklediğinizde de işler rayından çıkar. Örneğin ait olmadığı bir yere yabancı bir balık türü bırakıldığında, o bölgedeki geyikler büyük ölçüde azalır. Balıklar yüzünden geyikler mi? Evet! Dünyanın ekolojik sistemi basit kalıplara sığdırılıp kolayca açıklanamayacak denli karmaşıktır. Doğayı koruma önlemlerinin bile genellikle bazı hiç umulmadık yan sonuçları olur, örneğin bayağı turnaların sayılarının çoğaltılmasının İspanya’daki domuz jambonu üretimini olumsuz etkilemesi gibi.
















