OKUMA PARÇASI
BAŞLARKEN
Bitki İsimlerinin Kullanımı Hakkında Bilgi
İnsan isimlerini hiç tereddüt etmeden büyük harfle yazarız. Örneğin “george washington” şeklinde yazmak, kişinin insan vasfını ortadan kaldırmak olur. Öte yandan uçan bir böcek türü olarak “Sinek”i büyük harfle yazmak komik gelir, ama bir marka ismiyse bu şekilde yazılması kabul edilebilir. Büyük harf kullanımı belirli bir ayrım yaratır, varlıklar hiyerarşisinde insanları ve insanın yarattıklarını üst konuma taşır. Biyologlar bir insanın ya da yerin adını içermediği sürece, bitki ve hayvan isimlerini küçük harfle yazar. Böylece ilkbaharda ormanda ilk çiçek açan bitki “kanotu” şeklinde, California ormanlarındaki pembe çiçekse California Bilimler Akademisi kurucularından Albert Kellogg’un anısına “Kellogg kaplan zambağı” şeklinde yazılır. Önemsiz gibi görünen bu gramer kuralı aslında insanların ayrıcalıklı olduğuna, çevremizdeki diğer türlerden öyle ya da böyle farklı, hatta üstün olduğumuza dair köklü varsayımın bir ifadesidir. Kızılderili anlayışına göre tüm varlıklar aynı derecede önemli bireylerdir; hiyerarşi değil bir çember söz konusudur. Dolayısıyla hayatımın her alanında yaptığım gibi, bu kitapta da at gözlüğü kullanan bu gramer kurallarını reddederek, insan olsun ya da olmasın, bir bireyden bahsederken özgürce Akçaağaç, Balıkçıl ve Kanguru yazıyor; kategori ya da kavram anlamındaysa akçaağaç, balıkçıl ve insan şeklinde kullanıyorum.
Kızılderili Dilinin Kullanımı Hakkında Bilgi
Potawatomi ve Anishinaabe dilleri, toprağın ve halkın bir yansımasıdır. Bu halkların çok uzun geçmişleri boyunca, kısa süre öncesine kadar hiçbir zaman yazıya dökülmemiş, yaşayan, sözlü bir gelenektir. Bu dili yazım kuralları çerçevesinde anlayıp kullanmaya yönelik çok sayıda yazı sistemi geliştirilmiştir ama pek çok varyasyonu olan ve yaşayan bir dili bunlardan hangisinin daha doğru açıkladığı konusunda kesin bir uzlaşmaya varılamamıştır. Dilimizi akıcı bir şekilde konuşan ve öğreten Potawatomi büyüklerinden Stewart King, çok temel seviyede kullandığım kelimeleri kontrol etme, anlamları doğrulama ve imlayla kullanım tutarlığı konusunda bana tavsiyelerde bulunma inceliğini gösterdi. Dili ve kültürü anlama çabama rehberlik ettiği için minnettarım. Bu dili yazarken çift sesli kullanmayı öneren Fiero sistemi, Anishinaabe dillerini konuşanların çoğunluğu tarafından kabul görmüştür. Fakat Potawatomi dilinde konuşanların çoğu (“seslileri düşürenler” olarak bilinirler) Fiero sistemini kullanmaz. Farklı bakış açılarına sahip tüm konuşan ve öğretenlere saygı duymakla birlikte, kelimeleri bana ilk öğretildiği şekilde kullanmaya çalıştım.
Kızılderililerin Hikâyeleri Hakkında Bilgi
İyi bir dinleyiciyim ve hatırlayamadığım kadar uzun süredir çevremde anlatılan bütün hikâyeleri dinliyorum. Bana aktarılmış hikâyeleri başkalarına aktararak öğretmenlerimi onurlandırmak istiyorum.
Bizlere hikâyelerin canlı olduğu, büyüdüğü, geliştiği, hatırladığı, özde değil ama dışgörünüşte değiştiği öğretildi. Toprak, kültür ve anlatıcının etkisiyle paylaşılıp şekillendirildikleri için aynı hikâye çok farklı biçimlerde ve kapsamda anlatılabilir. Anlatılma amacına bağlı olarak bazen sadece bir kısmı paylaşılır ve çok yönlü bir hikâyenin yalnızca bir yönü anlatılır. Burada paylaşılan hikâyeler de öyle.
Geleneksel hikâyeler bir halkın ortak hazinesidir ve tek bir kaynağa dayandırılarak literatürden alıntı yapmak kolay değildir. Bu hikâyelerin çoğu herkese anlatılmaz, bu tür hikâyeleri ben de kitaba almadım; ama daha geniş bir çerçevede işe yarayacakları umularak özgürce paylaşılan pek çok hikâye de vardır. Çok sayıda versiyonu olan bu hikâyelerde basılı kaynaklardaki versiyonları referans almayı tercih ettim, fakat paylaştığım versiyonun farklı anlatılarda defalarca zenginleştirilmiş olduğunun da farkındayım. Bazı hikâyeler sadece sözlü gelenekten geldiği için basılı bir kaynak bulamadım. Tüm hikâye anlatıcılarına chi megwech.Suzan