top of page
İnsan Hayvan ve Ötesi

İnsan Hayvan ve Ötesi // Kiraz Özdoğan, M. Fatih Tatari, Ali Bilgin

Stok kodu: 9786052205884

İnsan, Hayvan ve Ötesi - Türkiye’de Hayvan Çalışmaları

Derleyenler: Kiraz Özdoğan, M. Fatih Tatari, Ali Bilgin

 

Katkıda Bulunanlar: 

Ezgi Burgan, Kiraz Özdoğan, Ali Bilgin, Özlem Güçlü,

Rumeysa Çavuş, Cansu Özge Özmen, Aslıhan Niksarlı,

Güray Tezcan

 

Yaşamlar arasında hiyerarşi kurulmayan bir dünya özlemiyle

 

Bu derleme Türkiye’de hayvan meselesi üzerine çalışan farklı disiplinlerden akademisyenlerin özgün metinlerini bir araya getiriyor, her geçen gün derinleşen ekolojik kriz bağlamında daha da önem kazanan politik ekoloji ve hayvan çalışmaları külliyatına bir katkı sunuyor.

 

Yazarlar hayvan özgürlüğü, kırsal alanda ortakyaşam pratikleri, sokak köpekleri biyopolitikası, türler arası ilişkiler ve ölüm hiyerarşisi, hayvanların sinemada “kullanılması”, canlı hayvan deneyleri, kentsel esaret mekânları olarak hayvanat bahçeleri ve primatlar üzerinde yürütülen Covid-19 aşısı çalışmaları gibi hayvan meselesinin önemli ve güncel başlıklarını çoğul bir tartışma zemininde ele alırken insanmerkezci uygulama ve söylemleri sorguluyor, insanı her şeyin ölçüsü kabul eden bilimsel yaklaşımlara karşı çıkıyor ve farklı yaşam biçimleri oluşturmaya yönelik fikirlere değiniyorlar.

 

- Hayvan çalışmaları nasıl şekillenip zenginleşti?

- Canlı hayvan deneyleri nasıl gerekçelendirildi ve deney karşıtı hareket nasıl büyüdü?

- “Hayvanat bahçesi hayvanı” nedir?

 - İnsanlarla hayvanların dünyaları arasındaki gedikleri keşfetme pratikleri nerelerde aranmalı?

- Yoldaş tür ilişkisi nasıl kurulur?

- Şefkat etiği nedir, neden önemlidir?

- İnsan toplumlarındaki mücadeleleri hayvan mücadelesinden ayrı sürdürmek mümkün mü?

₺370,00 Normal Fiyat
₺222,00İndirimli Fiyat
Adet

OKUMA PARÇASI


GİRİŞ

Kiraz Özdoğan, M. Fatih Tatari, Ali Bilgin


“İnsan ve hayvan ıstırabını ayrı tutamayız, bunlar birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.”


Hayvan meselesi bugün, insan türünün diğer türler karşısında ayrıcalıklı konumlandırılmasını sorunsallaştıran eleştirel külliyatın ele aldığı meselelerin başını çekiyor. İnsan türünü merkeze alarak onu diğer her şeyin ölçüsü ve ölçütü olarak ele alan bilimsel yaklaşımlara karşı çıkması bu külliyatın temel kuramsal ortak paydalarından biri. Bir diğeri ise kuşkusuz insan dışındaki bütün varlıkları insanın yararlandığı “kaynaklar” yahut insanın “çevresi” olarak ele alan insanmerkezci iktidar pratiklerini ve söylemlerini sorunsallaştırması. Bu literatür içerisinde hayvanlar kimi zaman konunun odağında yer almakta, kimi zaman da bütünün bir parçası olarak diğer varlıklarla birlikte ele alınmaktadır. Bu alanda düşünen ve üreten yazarların aynı zamanda pek çok farklı toplumsal mücadele alanını takip etmeleri ve yeni yaşam biçimi arayışları da bu araştırmalar üzerinde anlamlı izler bırakmıştır.


“Hayvan Çalışmaları” adı verilen alan da işte bu saiklerle doğmuş; insanlarla diğer canlılar arasındaki etkileşimlerin, iktidar ve şiddet ilişkilerinin eleştirel çözümlemesine odaklanmıştır. Günümüzde hayvan çalışmaları dergilerinin ortaya çıkışı, çeşitli bilimsel dergilerin bu meseleyi odağına alarak hazırladığı özel sayılar ve derlemeler, düzenlenen bilimsel toplantılar ve konferanslar, kurulan enstitü ve ilişki ağları da bu alana gösterilen ilginin artarak çeşitlendiğini ve zenginleştiğini gösteriyor.


Hayvan meselesinin ortaya çıkışıyla birlikte sosyal bilim araştırmacılarının alet çantasındaki soru ve kavramları dönüştüren yeni bir hat da oluşmuştur. Her ne kadar Fransız sosyolog Dominique Guillo, hayvanların sosyal bilimlerden dışlanmasının, bu bilimler içinde 20. yüzyılda gelişen bir eğilim olduğuna ve sosyal bilimlerin ortaya çıktığı 19. yüzyılda insan dışındaki hayvanlara öznellik atfeden, insanlarla hayvanlar arasında herhangi bir kopukluk varsaymayan yaklaşımların bulunduğuna işaret ediyor olsa da hayvan meselesiyle ilgili kavramsal/kuramsal dönemecin etkisini esas olarak 1970’lerin ikinci yarısından itibaren gösterdiği söylenebilir. Bu ilk dönemde daha çok hayvanların ahlaki statüsüne yönelik felsefi tartışmalar etkili olmuştur. Bu çerçevede özellikle Peter Singer’ın 1975’te yayımlanan Hayvan Özgürlüğü kitabında sunduğu yaklaşım, insanı merkeze alması bakımından sonradan eleştirilmişse de bu alandaki tartışmaların yoğunlaşmasında önemli dönüm noktalarından biri olmuştur.


Singer, hayvan deneyleri, endüstriyel çiftlikler ve endüstriyel et üretimi gibi hayvanların insanlarca kullanıldığı alanları felsefenin konusu haline getirir. Hayvanların duyumsar olmalarına rağmen sırf başka bir biyolojik türe ait oldukları için ahlaki statülerinin yok sayılmasını türcülük diye adlandırır ve eleştirir. Bu yapıtın hayvanların ötekileştirilmesi süreçleriyle insanların ötekileştirme süreçleri arasındaki benzerliklere ve bağlantılara işaret etmesi araştırmacılara ilham kaynağı olmuştur.



Diğer Kitaplarımız

bottom of page