top of page
Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz  Eric R. Kandel

Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz // Eric R. Kandel

Stok kodu: 9786052205648

Beynin fiziksel yapısı dünyayla ilişkilenmemizi nasıl etkiliyor? Beynimiz milyarlarca sinir hücresinin gönderdiği sinyallerle bilincimizi, duygularımızı, dili ve sanatı nasıl kodluyor? Olağanüstü karmaşıklıktaki bu ağ, biz olgunlaştıkça gelişen fakat yaşamımız boyunca sürekliliğini şaşırtıcı ölçüde koruyan benlik duygumuzu nasıl oluşturuyor?

 

Beyin biliminin öncülerinden Nobel ödüllü Eric R. Kandel Sıradışı Beyinlerden Öğrenebileceklerimiz kitabında bilinci ve benlik farkındalığını oluşturan karmaşık sinir ağlarında ortaya çıkan aksaklıkların otizm, depresyon, bipolar bozukluk, şizofreni, Alzheimer, Parkinson ve travma sonrası stres bozukluğuna nasıl dönüşebildiğini açıklıyor. Beyin biliminin bilişsel psikolojiyle, beynin de zihinle ilişkisini göstererek hem ortak insanlık deneyiminin sosyallik, benlik, hafıza, karar alma, yaratıcılık gibi pek çok yönünü var eden hem de kaygı, stres, bağımlılık gibi pek çok sorunun altında yatan mekanizmalara ve insan zihninin işleyişine ışık tutuyor.

 

Kandel, alanın meraklılarına psikiyatrik araştırma, tanı ve tedavi yaklaşımlarının tartışılacak pek çok yönüne de tanıklık etme fırsatı vererek beyin bilimini inşa eden keşif ve araştırmaların tarih boyunca kat ettikleri yolları, aksayan zihinsel süreçlerin biyolojik kökenlerini ve güncel tedavi yaklaşımlarını sistemli ve anlaşılır bir dille aktarıyor.

OKUMA PARÇASI


GİRİŞ


Zihin buzdağına benzer; su yüzünde görünen kısmı kütlesinin yedide biridir.

Sigmund Freud


Kariyerimboyunca beynin işleyişini ve insan davranışlarının nedenlerini anlamaya çalıştım. Hitler işgalinin akabinde Viyana’dan kaçmış küçük bir çocukken, zihnim insan varoluşunun en büyük gizemlerinden biriyle meşguldü: Dünyanın en ileri ve kültürlü toplumlarından biri nasıl olur da bu kadar kısa sürede kötülüğün safına geçebilir? Ahlaki ikilemlerle yüz yüze kalan bireyler seçimlerini neye göre yapar? Paramparça olmuş benlikler vasıflı insani etkileşimle şifa bulabilir mi? Bu zorlu sorunları kavrayabilmek ve çözümlerine katkı sağlayabilmek umuduyla psikiyatrist oldum.


Gel gelelim zihinsel sorunların muğlaklığını anlamaya başlayınca bilimsel araştırma yoluyla daha kesin yanıtlar bulunabilecek sorulara yöneldim. Hayli ilkel bir hayvanın nöronlarını küçük yığınlar halinde incelemeye odaklanarak en nihayetinde basit öğrenme ve hafıza işlemlerine ilişkin bazı temel süreçleri keşfedebildim. Çalışmalarımı büyük keyifle gerçekleştirdiğim ve fazlasıyla takdir gördüğüm halde, bulgularımın evrenin en karmaşık varlığı olan insan zihnini kavrama arayışında çok kısmi bir ilerlemeyi yansıttığını gördüm.


İnsan zihnini kavrama arayışı insanlığın ortaya çıkışından beri filozofları, şairleri ve hekimleri heyecanlandırmıştır. Delphi’deki Apollon Tapınağı’nın girişinde, “Kendini bil,” özdeyişi kazılıdır. Sokrates ve Platon’un insan zihninin doğası üzerine kafa yormaya başlamasından bu yana her kuşaktan pek çok önemli düşünür bizi biz yapan düşünceleri, duyguları, davranışları, anıları ve yaratıcı güçleri anlamaya çalışmıştır. Eski nesillerde bu çabalar felsefenin entelektüel çerçevesiyle sınırlı kalmıştır; bunlara bir örnek on yedinci yüzyıl Fransız filozofu René Descartes’ın, “Düşünüyorum, öyleyse varım,” deyişidir. Descartes’ın düşüncesine yol gösteren fikir, zihnin bedenden ayrı olduğu ve ondan bağımsız işlediğidir.



Diğer Kitaplarımız

bottom of page