OKUMA PARÇASI
Giriş
Yeni Bir Bakışla Deleuze?
Bu kitap, fikirleriyle yirmi birinci yüzyıla geçerken bizi güçlü bir şekilde etkilemiş, yirminci yüzyılın en önemli felsefecilerinden birinin kilit önemdeki felsefi temalarına, kuramlarına ve yaklaşımlarına kısa bir giriş sunuyor. Paris’te doğan Gilles Deleuze (1925-95) Ferdinand Alquié ve Jean Hyppolite’le çalıştı. Bir felsefeci olarak, oldukça sıradan bir akademik kariyeri oldu. L’Université de Provence’ın ardından 1987 yılındaki emekliliğine kadar l’Université de Paris VIII, Vincennes/Saint Denis’de görev yaptı. Meslektaşları arasında Jean-François Lyotard, Michel Foucault ve belki de en önemlisi Félix Guattari sayılabilir.
Ancak Deleuze’ün felsefesinin etkisi hiç de sıradan olmadı. Yaşamı boyunca Immanuel Kant, Friedrich Nietzsche, Michel Foucault, Henri Bergson ve Gottfried Leibniz gibi felsefeciler üzerine yazdığı eserler, felsefe profesörlerinin kitaplıklarında tozlanmak şöyle dursun, yeni sanat eserlerinde, yeni görsel iletişimlerde ve yeni felsefelerde yankı buldu. Foucault, Lyotard, Baudrillard ve Slovoj Žižek gibi birçok çağdaşından farklı olarak Deleuze’ün felsefesi, kültür eleştirisine olanak sağlayan yorumlayıcı bir mekanizma olarak nadiren kullanıldı. Aksine, onun fikirleri internette, sinemada, televizyon ve görsel sanatlarda, mimaride ve siyaset düşüncesinde görünürlük kazandı. Örneğin, “çizgisel olmayan” düşünce gibi kültürel temaların izi, Deleuze’ün Guattari’yle birlikte yaptığı ve genellikle “köksapsı” veya “köksap-biçimli” başlığı altına giren çalışmalara dek sürülebilir. Žižek, Alain Badiou, Michael Hardt ve Antonio Negri gibi felsefe dünyasının birçok ünlü düşünürü son yıllarda, Deleuze ve onun verimli çalışmalarından kalan miras üzerine eğildiler. Deleuze’ün fikirleri siyaset, toplumsal cinsiyet, sanat ve tasarım kuramı alanlarında olduğu kadar, tarih ve ekonomi alanında çalışan akademisyenleri de etkiledi. Deleuzecü fikirlerin etkisini, örneğin, göçebebilimsel yazıları görsel kültür kuramları alanında, son yıllarda yeniden ele alınan Vilem Flusser’ın eserlerinde görmek ya da çağdaş sosyolojinin teknoloji ve kültür çalışmaları alanındaki en parlak zekâlarından biri olan Bruno Latour’un eserlerinde, Deleuzecü fikirlerin yankılandığını duymak mümkün. Elinizdeki gibi bir kitabın geliştirilmesinin vaktinin artık geldiğini düşünmemizin temel nedeni de bu. Bu kitabın Deleuze’le ilk kez karşılaşanlara kılavuzluk yapmasını ve yeni düşünürlerin, yeni fikirlere ve kavramlara sıçrayarak, felsefeyle yaratıcı pratik arasında yeni ve üretken ilişkiler kurmalarına yardımcı olmasını umuyoruz. Amacımız, Deleuze’ün kariyeri boyunca, kendisinden önceki felsefecileri uyarlayarak ve Félix Guattari’yle (1930-92) yaptığı işbirliği sonucunda geliştirdiği kilit önemdeki bazı anahtar kavramları, yeni düşünürlere (sanatçı/tasarımcılara, profesyonel akademisyenlere, öğrencilere) takdim etmek.