top of page
!

OKUMA PARÇASI


OLYMPOS DAĞI’NDA TANRILAR ODYSSEUS HAKKINDA KONUŞUYOR


Troya Savaşı biteli epey olmuştu. Yunanlar Troyalıları yendikten sonra topraklarına dönmüştü.


Öte yandan Yunan savaşçıların en iyisi ve en kurnazı Odysseus, İthaka Adası’nda yıllardır yolunu gözleyen karısı Penelopeia ile oğlu Telemakhos’un yanına henüz geri dönmemişti.


Çünkü Nympha Kalypso, en sonunda kendisiyle evlenmeye ikna edeceğinden emin olduğu Odysseus’u Ogygie Adası’nda esir tutuyordu. Topraklarına geri dönmek ve bir an evvel karısıyla kucaklaşmak için gün sayan Odysseus öfke içinde gözyaşı döküyordu. Ama hiçbir yerinde tekne bulunmayan bir adadan nasıl kurtulacaktı ki?


Ogygie Adası dört bir yandan rüzgâr alan ve pek yüksek ağaçların olduğu bir adaydı. Adadaki mağaralardan birinde omuzlarında gökkubbenin direklerini taşıyan dev Atlas’ın kızı güzel Kalypso yaşardı.


Elbette Olympos Dağı’ndaki bütün tanrıların Odysseus’un durumundan haberi vardı ve oğlu Kiklop’u yendiği için ona çok öfkeli olan deniz tanrısı Poseidon hariç hiçbiri bu durumundan hoşnut değildi. Ama bu hikâyeyi ileride anlatacağım zaten.

Odysseus için en çok endişelenen, onu canı gibi seven yeşil gözlü tanrıça Athena’ydı.


Bir gün Poseidon Mısır’dayken, Athena bunu fırsat bilerek babasına, tanrıların tanrısı Zeus’a Odysseus’un başına gelenlere üzülüp üzülmediğini ve ona Ogygie Adası’ndan kurtulup topraklarına dönmesi için yardım edip etmeyeceğini sordu.


Babasından Odysseus’u serbest bırakmasını söylemek üzere ulağı Hermes’i Kalypso’ya yollamasını istedi. Bu esnada o da İthaka’ya giderek Telemakhos’a moral verecekti: Odysseus’a ne olduğunu öğrenmek üzere Sparta’ya gitmesini, böylece başka topraklarda da şan şöhret sahibi olacağını söyleyecekti.

Zeus kızının isteğini mantıklı buldu.



Diğer Kitaplarımız

bottom of page